- SınavKPSS Eğitim Bilimleri
- KategoriKPSS
- Okuma süresi4 dakika
- Deneme çözKPSS Eğitim Bilimleri denemesi →
- Puan hesaplaPuan Hesaplama →
Eğitim Bilimleri'ne hazırlanan adayların ortak şikâyeti neredeyse hep aynıdır: kuramcılar birbirine karışıyor. Bir örnek olay okunuyor, cevap olarak üç isim de mantıklı görünüyor ve aday tahminle ilerliyor. Bu karışıklığın sebebi kuramcıları çok fazla okumak değil, onları yanlış ölçütle ayırmaktır. İsimleri tek tek ezberlediğinizde aralarındaki sınır silikleşir; her kuramcıyı kendi sorusuyla öğrendiğinizde ise ayrım kendiliğinden netleşir.
Önce kuramcıyı değil, soruyu öğrenin
Her kuramcı, insanı anlamak için farklı bir soru sormuştur. Bu soruyu bilirseniz, örnek olayın hangi kurama ait olduğunu neredeyse okur okumaz anlarsınız. Çalışma defterinizin ilk sayfasına şu biçimde bir liste kurun: kuramcının adı, sorduğu temel soru, anahtar kavramı, ayırt edici örneği. Dört sütunu dolduramadığınız bir kuramcıyı öğrenmiş sayılmazsınız.
Gelişim kuramlarında ayırt edici çizgi
Gelişim alanında adayı en çok zorlayan üç isim Piaget, Erikson ve Freud'dur. Aralarındaki fark aslında keskindir. Piaget'nin sorusu bilişseldir: çocuk dünyayı nasıl anlar? Bu yüzden onun kavramları şema, özümseme, uyumsama, dengeleme ve korunum gibi düşünme süreçleriyle ilgilidir. Erikson'un sorusu toplumsaldır: birey her yaş döneminde hangi krizle karşılaşır ve çevresiyle nasıl bir ilişki kurar? Freud'un sorusu ise ruhsal enerjinin nereye yöneldiğidir.
Buna göre bir örnek olayda çocuğun bir nesnenin biçimi değişince miktarının da değiştiğini sanması Piaget'ye; çocuğun kendi işini kendi yapmak istemesi ve engellendiğinde utanç duyması Erikson'a işaret eder. Sorunun içinde geçen kelimeye değil, anlatılan sürecin doğasına bakın.
Vygotsky'yi ayırt etmek ise daha kolaydır: onun kuramında öğrenmenin motoru sosyal etkileşimdir. Yakınsak gelişim alanı ve destekleme kavramları geçtiğinde, çocuğun tek başına yapamadığı bir işi bir yetişkinin ya da daha yetkin bir akranın yardımıyla yapabilmesi anlatılıyorsa cevap Vygotsky'dir. Ahlak gelişiminde Piaget ile Kohlberg karışıyorsa şuna dikkat edin: Kohlberg'in kuramı üç düzey ve altı evre üzerine kuruludur ve kararın gerekçesine bakar, sonucuna değil.
Öğrenme kuramlarını üç aileye ayırın
Öğrenme kuramlarını isim isim ezberlemek yerine üç aileye bölün; her ailenin kendi mantığı vardır:
- Davranışçı aile: Öğrenmeyi gözlenebilir davranış değişikliği olarak görür. Pavlov, Watson, Thorndike ve Skinner bu ailededir. Uyarıcı, tepki, pekiştireç ve ceza kavramları buradan gelir.
- Bilişsel aile: Öğrenmeyi zihinsel yapıların değişmesi olarak görür. Köhler'in kavrama yoluyla öğrenmesi, Tolman'ın bilişsel haritası, Gagne, Ausubel ve Bruner'in öğretim modelleri bu ailededir.
- Sosyal-bilişsel aile: Bandura'nın kuramı, davranışçı ile bilişsel arasında köprü kurar. Gözleyerek öğrenme, model alma ve öz yeterlik kavramları buradan gelir.
Bir örnek olayı okurken önce hangi aileye ait olduğunu belirleyin. Aile doğru seçildiğinde seçeneklerin yarısı zaten elenmiş olur.
En çok karıştırılan ikililer
Bazı kavram çiftleri neredeyse her denemede karşınıza çıkar ve her seferinde kayıp yaşatır. Bunları bir kere doğru oturtmak, uzun vadede çok soru kazandırır:
- Olumsuz pekiştirme ve ceza: İkisi de hoşa gitmeyen bir durum içerir; ama olumsuz pekiştirme davranışı artırır, ceza azaltır. Ölçüt duygu değil, davranışın sıklığıdır.
- Özümseme ve uyumsama: Özümsemede yeni bilgi mevcut şemaya sığdırılır, uyumsamada şema yeni bilgiye göre değiştirilir.
- Genelleme ve ayırt etme: Genellemede benzer uyarıcılara aynı tepki verilir, ayırt etmede aralarındaki fark görülür.
- Sönme ve unutma: Sönmede pekiştirme kesildiği için davranış azalır, unutmada ise bilgiye ulaşılamaz.
- Olumlu ve olumsuz transfer: Önceki öğrenmenin yenisini kolaylaştırması olumlu, zorlaştırması olumsuz transferdir.
Kuramcı kartı yöntemi
Her kuramcı için küçük bir kart hazırlayın. Kartın ön yüzünde yalnızca isim, arka yüzünde ise dört bilgi olsun: temel soru, iki anahtar kavram, bir örnek olay cümlesi, en çok karıştırıldığı isim. Kartları haftada iki kez karıştırıp kendinizi sınayın. Bu yöntemin gücü, bilgiyi tanıma düzeyinden hatırlama düzeyine taşımasıdır; çoktan seçmeli sınavda fark yaratan da tam olarak budur.
Örnek olayla sınamadan geçmeyin
Kuramcıyı okuduğunuzda anlıyor olmanız, sınavda tanıyacağınız anlamına gelmez. Her başlığı bitirdiğinizde mutlaka örnek olay sorusu çözün ve yanlışlarınızı "hangi ölçütü yanlış kullandım" diye not edin. Bu notlar birkaç hafta içinde size kendi hata deseninizi gösterir. Çoğu adayda desen şaşırtıcı biçimde dardır: aynı üç beş kuramcı, aynı iki üç kavram çifti. Bu darlık iyi haberdir; çünkü hedefli bir çalışmayla kısa sürede kapatılabilir. Konu testleri için KPSS Eğitim Bilimleri soru setlerini kullanabilir, genel kültür ve yetenek tarafını ihmal etmemek için KPSS Lisans testlerine de düzenli dönebilirsiniz.
Tekrar aralığı ne olmalı
Gelişim ve öğrenme kuramları, ilk öğrenildiğinde çok net görünen ama iki hafta dokunulmadığında hızla bulanan bir alandır. İdeal düzen şudur: konu bitiminde aynı gün kısa tekrar, üçüncü günde kart tekrarı, onuncu günde örnek olay çözümü, sonrasında ayda bir genel geçiş. Bu aralıklar uzun görünse de toplamda haftada bir saati geçmez ve kalıcılığı belirgin biçimde artırır.
Özetle
Kuramcıları karıştırmanın çaresi daha çok okumak değil, her birini kendi sorusuyla tanımaktır. Aileleri ayırın, anahtar kavramları sabitleyin, karıştırılan ikilileri tek tek çözün ve düzenli aralıklarla kendinizi sınayın. Eğitim Bilimleri'nde yüksek net, zekâ değil düzen işidir.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yok — ilk yorumu sen yaz.
Üyelik ücretsiz — hem yorum yazarsın hem deneme sonuçların kaydedilir.